|
Yazan Hakan ÇETİN
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
|
BİRLİK VE BERABERLİK ( 1 ) Değerli kardeşlerim, insanoğlunun tabiatında olumlu-olumsuz birçok özellik vardır. Bu özellikler sadece kişilerde değil, ailelerde, milletlerde ve topluluklarda çeşitlilik arz eder. Hatta öz kardeşler arasında bile zıt özellikler görülmektedir. Bir yaradılış tecellisi olarak insanların dış görünüşü nasıl farklı ise manevi, ruhi yapısı itibarıyla da her bir insan bir başkasından farklı özelliklere sahiptir. Buna bir de içinde bulunduğu aile ve çevre etkileri ilave olunduğunda insanlar arası bireysel farklılıklar kaçınılmaz olur.
Kiminin mizacı sert, kiminin yumuşak, kimisi aceleci, kimisi yavaş, bir yanda saatlerce konuşmaktan usanmayanlar, diğer yanda saatlerce dinlemekten bıkmayanlar, bir tarafta karıncayı bile incitmekten çekinenler, diğer tarafta her davranışı yıkım olan kalp kırıcı insanlar, bir yanda sevgi dolu yürekler ile gülen yüzler, diğer yanda katılaşmış gönüllerle asık suratlar, kısaca çeşit çeşit, farklı farklı şahsiyetler, karakterler… Bilgi, kültür, zeka, feraset, akıl, basiret ve tecrübe farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda, bir kısım yaklaşım farklılıkları ve ihtilafların olması tabiidir. Hatta gerektiği gibi değerlendirildiğinde zenginlik ve dinamizmdir. Görüş farklılığı, tefrika ve fitneye dönüşmediği, hak ve hakikatın meydana çıkmasını engellemediği müddetçe kesinlikle bir tehlike, bir sorun yoktur. Ama durum bunun aksine olursa işte asıl tehlike ve sorun o zaman başlamış olur. Türlü sapmalar, doğru yoldan ayrılmalar, insanlar arasındaki kırgınlıklar, aile içindeki hasetlikler ve kardeş kavgaları işte böyle olmuştur. İnsanlık tarihi bu gibi fitne ve tefrikaların acı örnekleriyle doludur. Bundan dolayıdır ki yüce dinimiz İSLAM cahil insanların ve toplumların özellik ve işlerinden olan ayrılıkçılık ve fitneyi şiddetle yasaklamış ve inananları “ Fitne çıkarmak ise öldürmekten daha büyüktür” (BAKARA SURESİ 217. Ayet-i Kerimesi ) Toplum bünyesini kolayca sarıp zayıf düşüren, hatta öldüren tefrika mikrobunu yok edecek, açtığı yarayı onaracak, tek çare ve ilaç yüce dinimiz İslam’dır. Kelime manası bile barış olan ve insanlığa ahiret ile birlikte dünya mutluluğu için de gönderilen İslam, “müminler kardeştir” hükmünü koymuştur. İlahi vahyin son noktası olan İslam, en güzel şekilde öğrenilip layığı ile yaşandığında insan ruhunun en derin taraflarına sirayet ederek gerçek ve mutlu bir hayat anlayışı, yaşama sevinci ve zorluklara mukavemet gücü verir. Fertleri, aileleri, toplumları gerçek anlamda birleştirecek değerler düzenini ancak İslam dini sunar. Bu sadece çıkar ortaklığı biçiminde şekillenen bir düzen değil, insan onuruna yaraşır, sevgi, saygı ve huzur ortamıdır. Velhâsıl-ı kelam İslam’ın öngördüğü insanların ortak noktalarda birleşmesini temin edecek esaslar, Allah ve Rasülü’ün emir ve yasaklarını öğrenip, samimi bir şekilde yaşamaktır. Bilhassa kendimiz yeteri kadar bilemiyorsak da öğrenmeye çalışmalı ve ciğer pare yavrularımıza da manevi geleceklerini temin edebilmek için bu yaz tatilinde dinimizi öğrenmelerini bütün zorluklarına katlanarak temin etmek lazımdır. İhmalinin neticelerine katlanmak mecburiyetinde olduğumuzu unutmamak lazımdır… Bu konumuz bir dahaki yazımızda da devam edecektir. Sevgi ve muhabbetlerimle …. NECATİ AKTAŞ
HABERIN DEVAMINI OKUMAK İÇİN ÜYE OLMANIZ GEREKMEKTEDIR.ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Görüntüleme sayısı: 579
Powered by Hakan CETIN Yorum v.1.4.3 |